BENİ YÖNLENDİREN RENKLER

.

A NOTE FOR YOU

Welcome to my blog. Here, You will find my oil paintings, acyrilic paintings on wood/fabrics, necklaces-earrings-bracelets. Crochet, decoupage, embroidery, cross stitches, some interesting and colourful pictures are going to draw your attention. Please, let me say to thank you to give me the soul of share with you. Enjoy it! Please feel free!



........................................................................................BİR TIK DA BU ADRESLERE .........................................................................
* * * * * * * * * http://mayri-hayriyenin-emailleri.blogspot.com * * * * * *http://babanneninelemekleri.blogspot.com/* * * * * * * * *
Sağlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sağlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Aralık 2015 Perşembe

YENİ YIL GELDİ.... 2016


Yeni yılınız baldan tatlı,

kelebek gibi kanatlı,
yatlı, katlı,

facebook, instagram ''like''lı
haftada üç gün kabaklı

ama birkaç günde şaraplı,
geçen yıldan havalı, 
kışın kayakta, yazın plajda,
seyahati bol,
geri dönmesi zor,
geliri giderinden fazla,
dolu dolu sazla, cazla,
streslere kapalı,
uçuşları milli, etekleri zilli,
acısı sadece yediğiniz biberde
tatlısı  sağlıkla uyandığınız her günde,
kilonuz kararında,
ruh sağlığınız ayarında,
tabiatın kucağında,
trafiğin uzağında
sevdiklerinizle birlikte
kem gözlerden uzak olsun...

Tek derdiniz çok gülmek bir de
para saymaktan yorulmak olsun....


Sevgilerimle


:)




4 Ocak 2012 Çarşamba

MİSAFİRİN VAR...

  

   Merhaba ARKADAŞIM, 

   Dün yani Salı günü öğleden sonra çalıştığım iş yerine iki kişi geldi ve seni sordu.
   Cep telefonu numaranı istediler....... verdim.

   Seni nasıl bulacaklarını sordular.
   Açık adresini istediler ....... söyledim.
   Yazdılar. 

   Senden habersiz bilgilerini verdim diye kızmadın değil mi... ?
   Seni ne yapacaklarsa artık!

   Beni nasıl bulduklarını ve nereden tanıdıklarını da bilmiyorum.
   Bana çok samimi, çok içten ve nazik davrandılar.
   Sanki kırk yıldır arkadaşmışız gibi.
   Bana geldikleri günün akşamı gece yarısı yani Salı akşamı yola çıkacaklarmış.
   Hazırlıklı ol........birazdan kapın çalınabilir.

    
   Sana da çok iyi davranacaklardır emin ol.
      
   Ben onlara inandım... (biraz da inanmak istedim tüm gönlümce) 

   Gitmek üzere tam kalktıkları vakit, kim olduklarını isimlerini sordum.

   Lütfedip söylediler....

   Birinin adı Sağlık,
   diğerinin adı ise Mutluluk  muş.

   Merdivenleri inerken seslendiler bana....
   2012 de  ve sonrasında hep sende kalacaklarmış..... haberin olsun.


   Yeni Yılınız Kutlu olsun.

   Sevgiler

   <:))  



29 Nisan 2011 Cuma

İKİ ŞEY

















İki şey insanı 'Nitelikli İnsan' yapar: 
1- İradeye hakim Olmak 
2- Uyumlu Olmak 


İki şey 'Ekstra Değer' katar: 
1- Hitabet ve diksiyon eğitimi almak 
2- Anlayarak hızlı okumayı öğrenmek 


İki şey geri bırakır: 
1- Kararsızlık 
2- Cesaretsizlik 


İki şey kaşif yapar: 
1- Nitelikli çevre 
2- Biraz delilik 


İki şey ömür boyu boşa kürek çekmemeni sağlar: 
1- Baskın yeteneği bulmak 
2- Sevdiğin işi yapmak 


İki şey başarının sırrıdır: 
1- Ustalardan ustalığı öğrenmek 
2- Kendini güncellemek 


İki şey başarıyı mutlulukla beraber yakalamanın sırrıdır: 
1- Niyetin saf olması 
2- Ruhsal farkındalık 


İki şey milyonlarca insandan ayırır: 
1- Sorunun değil, çözümün parçası olmak 
2- Hayata ve her şeye yeni (özgün, orijinal, farklı) bakış açısıyla yaklaşabilmek 


İki şey gelişmeyi engeller: 
1- Aşırılık (mübalağa, abartı) 
2- Felakete odaklanmış olmak 



İki şey 'Kalitesiz İnsan'ın özelliğidir: 
1- Şikayetçilik 
2- Dedikodu 

İki şey çözümsüz görünen problemleri bile çözer: 
1- Bakış açısını değiştirmek 
2- Karşındakinin yerine kendini koyabilmek 

İki şey yanlış yapmanı engeller: 
1- Şahıs ve olayları akıl ve kalp süzgeçinden geçirmek 
2- Hak yememek 

İki şey kişiyi gözden düşürür : 
1- Demagoji (Laf kalabalığı) 
2- Kendini ağıra satmak (övmek, vazgeçilmez göstermek) 

İki şey çözüm getirir: 
1- Tebessüm
2- Sükut  


İki şeyin değeri kaybedilince anlaşılır: 
1- Anne 
2- Baba 


İki şey geri alınmaz: 
1- Geçen zaman 
2- Söylenen söz 


İki şey ulaşmaya değerdir: 
1- Sevgi 
2- Bilgi 


İki şey "hayatta önemli olan her şey" içindir: 
1- Nefes alabilmek 
2- Nefes verebilme




Merhaba arkadaşlar;


Şubattan bu yana günlerim  blogların kapanması-açılmasıyla, dns ayarlarını bloguma ulaşmak için habire değiştirmekle, Stil direktörü Eda'nın başını şişirmekle (bu arada hala Eda'nın bloguna giremiyorum), Sevinç ablamın (İstanbul'dan komşumuz) annesinin vefat etmesiyle, Nesrinin burun ameliyatı olması sekiz gün onda kalıp ona bakmamla (kendisi eltim sayılır), Elmas annanemim kırkını yapmakla (benim bir de Şerife ananem vardı), soğuk hava ile, doktorum Ali AYHAN 'ın Amerika'dan dönüşünü beklemekle, benim ameliyat olup kırk dokuz yaş  için gereksiz diye nitelendirilen takım taklavatı aldırıp cerrahi menopoza girmemle,  annemin  ben evlendiğimden beri ilk defa 24 gün gibi evimde kalması (daha fazla tutamadım elimden kaçtı) ve bana bakması (anne ev süpürülecek, yemek yapılacak, ütü yapılacak, cam silinecek ... imdat ... hem iş yapma,  ağır kaldırma,   yükseğe uzanma, kendini koru diyorlar....hem de tuttuğum elimden kaçıyor....kem ...küm), artık kan seviyemin normal düzeylere çıkabileceği beklentisi içinde olmamla, oğlumun sınavlarıyla, kuzen ve yeğenlerimizin YGS sınavına giriş heyecanıyla, sınav kitapçıklarında şifrenin ortaya çıkmasıyla, bugün (yani dün) itibariyle sınav sonuçların açıklanması kiminin üzülmesi, kiminin sevinmesiyle, facede bazı eski arkadaşlarımı bulmamla, lori'nin kızı Leyla'nın resimlerini facede görmemle, moonish'in  bloguna geri döndüğünü  öğrenip memnun olmamla geçti. Bunlar benim çevremde gelişen olaylar oldu.  


Allaha şükür sağlığım yerinde, nefes alıp vermeye devam ediyorum kendi açımdan. Sizlerinde iyi olduğunuzu ümit ediyorum.  Mabadımın  üstüne rahat oturabildiğim zamanlarda blog ziyaretlerim oluyor. Çoğu arkadaşımı ziyaret ettim. 


Blogumu yeni izlemeye alan arkadaşlara teşekkür ediyorum. Onları da izlemeye çalışıyorum.  Bazılarına da ulaşamıyorum. Blog linkleri yok. Bari yorum atında bakayım...kimsiniz huuuu.....


Bir şey itiraf etmem lazım. Artık eskisi gibi uzun uzun yazılanları okuyamıyorum.  Fazla yorum yazamıyorum. Ay ne hamarat arkadaşlar var ne güzel işler üretiyorlar diyorum...... kıskanıyorum ..... bende tık yok. Onlara da maşallah diyorum. Benim nazarım da değmez kimseye. 






















Şu face çok kötü bir şey, canlı canlı arkadaşlarla anında iletişime geçmek çok güzel ama blog işini baltalıyor. Fazla üreticilik yok.  İnsan ona dalınca saatler geçiyor. 
.....................................


Doktor konrollerimden sonra yaklaşık Mayıs 15 gibi  şu yarım bıraktığım tabak içine alüminyum folyodan yaptığım gemi çalışması ilk ele alacağım işlerden. Daha çok yarım işim var çoook.


Benim için önemli olan iki şey sağlıklı olmak, sevdiklerimizle birlikte olmak..... Ya sizin.


Esen kalın.


<:))