Ananem, yaklaşık beş ay önce rahatsızlığı nedeniyle artık kendine bakabilme yetilerini kaybetti. Teyzemin evinde kalması için Konya'dan Ankara'ya getirildi....
Kısa sürede rahatsızlığı artarak 25 ocak 2011 de de vefat etti. Sevdiğimiz bir yakınımızı büyüğümüzü kaybettik.
Elbetteki ÜZÜLDÜK.
İstanbul, İzmir, Konya'daki yakınlarına haber verdik.
Müteveffayı Belediyeden gelen görevlilere teslim ettik.
Ankara içinden ve dışından gelenlerle birlikte 26 Ocak sabahı Karşıyaka Mezarlığında bulunan Camiye sabah erkenden gittik. Gerekli görevler yerine getirildi.
Öğle namazına kadar oraya gelenlerin beklemesi için yapılan sıcak ferah salonda yaklaşık birkaç yüz kişi ile birlikte bekledik. Bedava dağıtılan çaylarımızı içtik.Yağan karda o çaylar içimizi ısıttı. Buraya kadar her şey için yetkililere ve personele teşekkür ederiz.
Öğle namazı sonrası kılınan cenaze namazının ardından defin yerlerine doğru arabalara binip yol aldık. Toplam 15 tane cenaze vardı. Bizim gittiğimiz kısımda ise 6-7 cenaze vardı. Mesafeler uzak olduğu için herkes araba ile gelmişti. Yollar dar geldi.
Yaklaşık 150-200 kişi belli bir yere toplanmış o soğuk, kar yağışlı ve bol çamurlu daha doğrusu balçık içinde debelenerek yan yana cenazelerini gömmeye çalışıyordu. O çamur-balçık deryası içinde kayarak tabutu yere düşürenler olmuş. Birinin de ayağı tabutun altında kalmış.
Hep bir arada defin işi gerçekleşemeyeceği için bekledik. Hemen hemen son sırada ananemi yerine defin etmek için erkekler zor bela gittiler. Kızları ve bizler o kısma yaklaşamadık bile.
Yaklaşık 10-15 metre geride yolda beklemek zorunda kaldık.
O çamur deryası-balçığın içine müteveffaları attık evlere geri döndük..... Bana öyle geldi. BEN BU DURUMA DAHA ÇOK ÜZÜLDÜM.
Bu durumda personel gene iyi iş yaptı. İnsanlar yarı bellerine kadar çamur içindeydi. Bu işin yarını öbür günü vardı.
Sayın yetkililer ölen insanlar bu şekilde gömülmeyi hiç hak etmediler.
Mezar yerlerini açtırmışsınız. Çıkartılan toprakları hemen diplerine dökmüşler. Orası olmuş tepe tepe....yürümeye imkan yok.
Cenaze sahiplerini bırak çalışan personelinize yürüyecek yol kalmamış. Birde üstüne yağmur ve kar ......
Buraları kontrol edecek, yürünecek kısmı düzelttirip üstüne mıcır falan attıracak kimse yok muydu?
Ölüm yaşamın bir gerçeği. İnsanların öleceği ve açılan bu yerlere gömüleceği
belli. Bu mezar yerleri son anda açılmıyor ki. Ara yollar falan neden acaba daha önce düzenlenmiyor.
Neyse efendim...eve döndük. Müteveffayı defne yardım eden yakınlarımızın resimleri bunlarda....
Yarı bellerine kadar çamur içindeler.....
İnanın ayakkabılarının içleri bile çamurdu.....Hortumu tuttular bahçede o soğukta en az yarım saat ayakları çıplak hem ellerini-ayaklarını hem de ayakkabılarını iç dış yıkadılar. Yoldan gelen insanlarımızın bazıları temizlenebildiği kadar temizlenip evlerine doğru İstanbula, İzmire, Konyaya yola çıktılar.
Lütfen Sayın yetkililer bizlerin yaşadıklarını başkaları da yaşamasın.
İnsanlar sevdiklerine karşı son görevlerini daha uygun şartlarda yapabilsinler.
<:((



























