BENİ YÖNLENDİREN RENKLER

.

A NOTE FOR YOU

Welcome to my blog. Here, You will find my oil paintings, acyrilic paintings on wood/fabrics, necklaces-earrings-bracelets. Crochet, decoupage, embroidery, cross stitches, some interesting and colourful pictures are going to draw your attention. Please, let me say to thank you to give me the soul of share with you. Enjoy it! Please feel free!



........................................................................................BİR TIK DA BU ADRESLERE .........................................................................
* * * * * * * * * http://mayri-hayriyenin-emailleri.blogspot.com * * * * * *http://babanneninelemekleri.blogspot.com/* * * * * * * * *

18 Ocak 2010 Pazartesi

OH! GÖZÜMÜZ GÖNLÜMÜZ AÇILACAK


















LORİ  geri gelmiş.




LORİİ  geri gelmiş.




LORİİİ  geri gelmiş.




LORİİİİ  geri gelmiş.




LORİİİİİİİİİİİ  geri gelmiş.






Duyduk duymadık demeyin


Gözünüzü kulağınızı açın gari. 


LORİ yuvasına dönmüş..




benden söylemesi




sonra duymadık demeyin............................................................




<:))




Almost all words do have color and nothing is more pleasant that to utter a pink word and see someone's eyes light up and know it is a pink word.
~Gladys Taber~~~~~~~~~~


N
ot: Resmin kaynağı Dublin zoo




16 Ocak 2010 Cumartesi

OH! DÜNYA VARMIŞ ...............SON BİR-İKİ HAFTAM

Dün akşam yine hastaneye gittik diş ağrısı nedeniyle. Ama hafta sonu dişçi çalışmıyormuş devlet hastanesinde.  Diş ağrısı korkunç bir şey. İnsanın dayanma gücünü zorluyor. Kesinlikle ağrı kesicilerde etkili olmuyor. İnsanı dört döndürüyor.


Hastanenin kapısında  aklıma geldi kendi diş doktorum Emel hanımı  aradım bir umut  saat 20:02. Belki iş yerinde yakalayabilirdim.


Her zamanki gibi tatlı ve yumuşak sesiyle cevap verdi.    Muayenehanesinde  olup olmadığını sordum. Değildi ama. Kızı ile alışverişte olmasına karşın geri gelebileceğini belirtti. Bizde teşekkür edip. Arabaya atladık ve Sincan-Fatih ten Kızılaya gittik 20:40. Arabayı Mimar Kemal İlköğretim Okulunun bahçesine park edip. Muayenehaneye yürüyerek beş - on dakikada gidebilirdik ama hem bekletmemek  hem de ağrıdan bir an önce kurtulmak amacıyla taksiyle Karanfil sokağa (Akay'a yakın) gittik. 


Emel hanım kızı ile bizi bekliyordu. Hemen birkaç gündür süregelen maceramızı anlattık. 
Eşim dişçi koltuğuna oturdu. Dişlerin filmi çekildi Doktor hanım inceledi. Önce ağrılı dişi tespit etmek için   dişe sıcak soğuk testi  sonra  uyuşması için iğne yaptı ve diğer doktorun yaptığı dolguyu söktü. Kanalı temizledi  sinirini de aldı.  Diş içine bir sıvı sıktı. İçine bir miktar pamuk koydu. Diş içindeki bazı virüslerin oksijeni sevmediğini dolgu yapılan kadar açık kalırsa iyi olacağını söyledi. 


Bu arada eşim sürekli  ağzına su alarak rahatlıyordu. Su dişte oluşan iltihabın ağrı yapmasını kısa sürede olsa durduruyordu.  Emel hanım da onayladı. Sıcak ağrıyı artırır. Soğuk azaltır. Karnınız ağrıdığında da doktora gidene kadar sıcak torba yerine buz koyun sancınız azalır dedi. 




Gözle görülür bir şekilde eşim canlandı. Ooooh! dedi gözüm açıldı. 






Aradan bir tam gün geçti.  Ne diş ağrımız ne mide ağrımız ne de evde soğuk su şişesi ile volta atan biri var sakin sakin oturup belgesel izliyoruz. 


Oh! Dünya varmış..... 


Sağolasın Emel hanım.....Elinize kolunuza sağlık......
Kızınızla geçireceğiniz bir kaç saate de el koyup alışverişinizi engeledik. Kusurumuza bakmayın. 




Bu arada Ankaralı arkadaşlarım Emel hanımın adresini vereyim.


Bizim gibi son çare olarak değil ilk çare olarak mesai saatleri içinde  Emel hanıma başvurun.


Bizim kadar şanslı olup yakın bir yerde yakalıyamayabilirsiniz. 




Emel Soykan
Periodontolog


Karanfil Sokak No:77/2 Bakanlıklar ANKARA
Mua.Tel 0 312 417 17 77









Sevgilerimiz ve iyi dileklerimiz sizinle ve ailenizle  olsun.

Hayriye
<:))







*********************************************************************************


Hastalığın  h'si bile benden uzak dursun diyorsanız bu yazımı okumayın.


Son bir iki haftam oldukça yoğun geçti.


Önce oğlumda neden olduğunu tespit edemediğimiz bir alerji döktüsü oldu tüm vücudunda Bayındır-acilde serumla birlikte gerekli ilaçlar verilmesine rağmen bu  durum birkaç gün sürdü.  Kremalı bisküviler, neskafe, çikolata, domates .... yememesi söylendi.  Bağışıklık sistemini güçlendirici ilaç ve vitamin veriyordum onları kestim. Hemen hemen  her akşam havuç-elma veya portakal-mandalina-nar meyve suyu içiriyordum. Onları da kestim.  
Hacettepe'deki Çocuk Allerji Bölüm Başkanı Prf. Ayfer TUNCER  boğazda beta varsa  bu döküntüyü yapar dedi.Boğaz  kültürü alındı. Sonuç negatif. 


İkinci olarak alerjinin ardından birkaç gün sonra kusma, titreme, baş ağrısı gibi belirtilerle yine Bayındır acilde soluğu aldık.   Yine serum ve gerekli ilaçlar verildi. Yediği bir şeyin dokunmuş olabileceği söylendi.  Eve geri döndük. Bir de zavallımın sınavları vardı ders çalışması da aksadı.


Sonra eşimde boğaz ağrısı başladı. Doktor  antibiyotik, ağrı kesici, gargara verdi.  İlaçları kullanmaya başladı. İki gün sonra bir mide ağrısı ve istifralar .... peşine bir de diş ağrısı. İki kere de acile onun için gittik. Serum ve gerekli ilaçlar verildi.   Diş tedavisine başlandı. Kanal tedavisi, sinirlerin alınması hiç fayda etmedi... Bugün en sonunda diş çekildi.   İki gündür neredeyse hiç doğru dürüst uyumadan bu akşamı yaptık. Hafif hafif sızlayan bir diş yeri, hatırı sayılır bir mide ağrısı ile gece on ikiyi yaptık. Şimdi uykuya dalabildi. İnşallah uyanmazda  ve dinlenir biraz. Bu arada antibiyotiği de sabah içirmiyeceğim midesi kaldırmıyor. 


Yıkılmadık ayaktayız....   nefesi kuvvetli olanlar dua edin...... hastalıklar dertler dağlara taşlara.....


İşte böyle ...


Allah dermansız dert vermesin. 


Her şeyin başı sağlık.


Kimseden kimseye fayda yok.


Kendinize iyi bakın.


<:))