BENİ YÖNLENDİREN RENKLER

.

A NOTE FOR YOU

Welcome to my blog. Here, You will find my oil paintings, acyrilic paintings on wood/fabrics, necklaces-earrings-bracelets. Crochet, decoupage, embroidery, cross stitches, some interesting and colourful pictures are going to draw your attention. Please, let me say to thank you to give me the soul of share with you. Enjoy it! Please feel free!



........................................................................................BİR TIK DA BU ADRESLERE .........................................................................
* * * * * * * * * http://mayri-hayriyenin-emailleri.blogspot.com * * * * * *http://babanneninelemekleri.blogspot.com/* * * * * * * * *

20 Ekim 2010 Çarşamba

BEYPAZARI GEZİMİZ



















Bir yıl önce 22 Ekim de komşularla Beypazarına  gidip orada yaptıklarımızla ilgili ayrıntılı bir yazı yazmıştım. İlk defa yazımı okuyorsanız Beypazarı le ilgili ilk yazımı önce okumanızı tavsiye ederim.




Neredeyse bir yıl sonra 19 Ekimde komşularımla yine Beypazarına gittik.  


Otobüs bizi bu defa yol kenarında değil Terminalde indirdi. Yolda yolcu indirip bindirmeyi yasaklamışlar. Bence bu doğru bir karar olmuş.  Terminalde otobüsten inmek veya otobüse binmek daha güvenli.


Yukarıdaki cadde boyunca yürümeye başladık. Önce soldaki park içindeki çay salonunda  birer çay içip yöreye özgü simitten yedik. Yolumuza devam edip havuçlu meydana çıktık.





















































Komşularımın havuç heykelinin önünde resmini çektim
























Sonra soluma dönüp o kısmın fotoğrafını aldım.




















Bu karede sağ taraf görünüyor.
























Sonra tam karşıdaki çarşıya daldık. 


İlk durak Hacı amca ve oğlu Mutlu Hancıoğlu'nun  dükkanları. 


Paraları harcamadan siparişlerimi verip ödememi yapmam lazım dimi ama canım. Geze geze paraları bitiriyoruz yoksa.


Biz gezip tozup yemek yedikten sonra geri dönüp verdiğimiz siparişleri alıp evin yolunu tutacağız.


























Dükkanda da yok yok. Daha önceki yazımda belirtmiştim. Hep aynı dükkanlardan alışveriş yapmayı severim.

































Bu kez fazla ayrıntılı fotoğraf çekmedim. 


Dün akşam  sistem yazı yazmama müsaade etmedi. Yazı da bugüne kaldı.
























Musa,  Kasım ayında askere gidecekmiş. Yazıyı ben göremem herhalde dedi. Bende merak etme sana yetiştiririm sende okursun dedim. 


Musa ...hayırlısı ile askere git. Kutsal vazifeni yap ve kazasız belasız sevdiklerine... evine dön. 


Vatan sana ve askerliğini yapan binlerce ana kuzusu MEHMETÇİĞE minnettardır.


























Yöre halkı ikram yapmayı çok seviyor.  Tadım  kurularının sahibi bize ikramda bulundu ben resmi çekerken bir tonton amcamız bizim için tattı o lezzetlerden. 


Dükkan içindeki hanımın gülen yüzü de resme ayrı bir güzellik katmış. 


Gülen yüzleri solmasın, elleri dert görmesin inşallah....




























































Bu renkli yüzükleri çok sevdim. Takar mıyım Hayır sadece hoşuma gitti.


Yukarı doğru çıkarken sağlı sollu resim çekiyor ve geçen seferden farklı olmasına dikkat ediyordum.


Bazı resimlerde dükkanların adlarını bir güzel kesmişim.




























Bastonlar, dualar, gügümler hediyeliklerle cıvıl cıvıl bir tezgah daha...






















Hava kapalı ve yağmurlu idi.   Saatse 11 civarı. Hafta içi olması sebebiyle fazla kalabalık yoktu. 


Bugün Çarşamba, yani oranın pazarı vardı. Sanırım oldukça kalabalık olmuştur.  Taze sebze ve meyve almaya gelen çok oluyor. Gidecek olanlar Çarşambayı seçmeli.....
























Yine çeşit çeşit ürünle hoş bir tezgah daha...


















































Komşularım soluğu yine Güler teyzenin dükkanında aldı. Bugün kızı yoktu. Kendisiyle sohbet yaptık. Bir iki alışveriş yaptık yola devam ettik. 


Geçen sene ekmek aldığımız hanımı bu sene yöresel ürün tezgahında yakaladım. Elini yanağına koymuş düşünüyordu....
























Onunla da bir iki lafladık yola devam ettik.
























İnsanın her şeyde gözü kalıyor. Sağa sola bakmaktan boyun masajı da yapmış olduk.




































Türbenin yanındaki evi de kayanın üstüne oturtmuşlar....


























Şevket amcamdan buzdolabı süsü aldık.  Bana Melek teyzem seçti. Nuran hanım parasını ödedi. 


Adamcağızın adını üç kere sordum. İnşallah yanlış yazmamışımdır. 


Şevket amcalara ait Memişzade Konağı hakkında daha fazla bilgiye buradan bakabilirsiniz.
































Bir çay molası daha verdik.  Sohbet yaptık. 


































Dedelerden müsaade alıp kahve önünde resimlerini de çektim.




























Dertsiz masa örtülerini 5 liraya veriyorlardı. 


Aynı büyüklükte yöresel kumaş masa örtüsü 25 lira, küçük fiskos-masa örtüleri 10 lira idi.




























Solda üst tarafta tepede de çay bahçesi var. Ama oraya araba ile gidilebiliyor.
































































Filiz Akın çocukluğunda bu gördüğünüz evde oturmuş. Konu ile ilgili haberi buradan okuyabilirsiniz.Evin bulunduğu sokağada onun adını vermişler.


Evin baktığı küçük meydanda alışveriş dükkanları, Beypazarı Kent Tarihi Müzesi, Halkevi ve onun bahçesinde Hünkar Sofrası var. 


Hünkar sofrasının bahçesinde çektiğim güzellikler de aşağıda....
































































































Renklerin güzelliğine bakın.


Sonbaharın tadı da  rengi de bir başka..... 






























Yediklerimiz-içtiklerimiz de yaprak sarma, tavuk kavurma, ayran, taş fırından ekmek, salata ve çay....... fiyat listemizde bir üstte. 






























Sağ üst tarafta görülen tepelerde karşıdan omurga gibi görünüyor.


Son bir iki resim ve gezinin sonu.


























Beypazarı kurusu Arabul'dan alınır demişlerdi taze taze oradan aldık.






























Beypazarı ile ilgili ayrıntılı bilgi burada




Sağ salim ve esen kalın.


<:))

10 Ekim 2010 Pazar

EĞİTİM İÇİN ........TÜRKİYE İÇİN !.....TEV




























TEV, 4 Mayıs 1967 tarihinde merhum Vehbi Koç'un önderliğinde eğitime gönül vermiş 201 Türk aydını tarafından bu misyonla kurulmuştur. 

Kurucular, o gün, gönlü yüce halkımıza aşağıdaki çağrıyı yapmışlardır.




“Bizler, ülkemizde eğitim görmek isteyen fakat buna maddi gücü yetmeyen ve bu alanda her türlü ilgi ve yardım görmeğe değer gerçlerimizin okuyabilmesini,

Sosyal adaletin gerçekleşmesini sağlayacak tedbirlerin başında gelen fırsat eşitliğinin sağlanması için eğitim imkanlarının her gence eşit haklarla açık olabilmesini,

Yurdumuzda anayasal açıdan bir Devlet görevi sayılan parasız ve mecburi ilköğretimin dahi Cumhuriyet'ten bu yana bunca çabalara rağmen çözümlenememiş olmasını ve halen okuma çağındaki çocukların beşte ikisinin okuma imkanının olmamasını,

Orta ve yüksek öğretimin sadece ve yalnız başına devlet hizmeti olmamasına rağmen Özel şartlarımızın ve gerçeklerimizin eğitim ünitesini öteden beri Cumhuriyet Hükümetlerinin omuzuna yüklediğini,






Bu sebeplerle Devletin gittikçe daha ağır ve kesif hale gelen işlerinin bazı konularda paylaşılmasının, ona yardımcı olmaya çalışılmasının ve sorumluluk alınmasının işadamlarına, aydınlara ve halkımıza düşen kaçınılmaz bir yurt ödevi olduğunu dikkate alarak ve budüşüncelerle bir eğitim hareketi açmanın gerekliliğini inanarak,

Gerek bu hareketin devamlılığını gerekse gelir kaynaklarının sağlamlığını güven altına almak için bu Vakfı kurmuş bulunuyoruz.”



diyen vakıf kurucuları çalışmalarına başlamışlardı.




TEV kurulduğu 1967 yılından bugüne kadar maddi desteğe ihtiyacı olan başarılı öğrencilere burs vermektedir.




 Kuruluş yılında TEV burslarından 119 öğrenci yararlanmışken, bu sayı bugün 174.136' ya ulaşmıştır.



















































TEVülkemizin ihtiyaç duyduğu üst düzey yönetici uzman ve lider kadrosunu yetiştirmek üzere üstün başarılı gençlere 1969yılından bu yana yurt dışında yüksek lisans ve üst ihtisas bursları vermektedir. TEV; İngiltere, Almanya, Fransa, Danimarka, Japonya, Hollanda ve İsveç ile müşterek burslar veren tek sivil toplum kuruluşudur.

Bugüne kadar yurt dışı burslarından 1.246 başarılı genç yararlanmıştır. Bursiyerler yurt dışındaki üniversitelerde, öğrenimlerini üstün başarı ile sürdürmekte ve dereceyle mezun olmaktadırlar. Ülkemizin lider kadrosunu oluşturacak TEV bursiyerleri yurda döndüklerinde de üst yönetim kademelerinde görev almaktadırlar. 




KUTLAMALARINIZI TEV İLE YAPIN, 
EĞİTİME GÜÇ KATIN.


DÜĞÜN KUTLAMALARI
NİŞAN KUTLAMALARI
AÇILIŞ KUTLAMALARI 
VE DİĞER KUTLAMALARINIZI 






DESTEKLERİNİZ EĞİTİM İÇİN........


TÜRKİYE İÇİN!






Bloguma yolu düşen sevgili arkadaşlarım bu postuma konu olan TÜRK EĞİTİM VAKFI 'ndan kendi blogunuzda da bahsetmenizi ve daha fazla kişiye ulaşarak bağışlarının EĞİTİM İÇİN ........TÜRKİYE İÇİN ! vakfa yönlenmesine  öncülük etmenizi arz ve rica ederim.




Saygılarımla.






Not: Alıntılar TEV'in resmi sitesinden,  resimler nettendir.




<:))